Prof. Dr. Kerem Karabulut, ABD-İsrail ve İran savaşının ekonomik ve siyasi sonuçlarını inceledi. Karabulut, savaşın uzaması halinde petrol fiyatlarının yükselebileceğini ve bunun küresel enflasyonu artırabileceğini ifade etti. Türkiye’nin turizm ve toplumsal huzur açısından temkinli bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirtti.
Savaşın bölgesel dengeler üzerindeki etkilerini değerlendiren Karabulut, Türkiye’nin bu süreçte tamamen etkisiz kalmasının mümkün olmadığını vurguladı. İran’ın Türkiye’yi doğrudan hedef alarak yeni bir cephe açmasının kendi çıkarlarına aykırı olduğunu dile getiren Karabulut, yine de Türkiye’nin çeşitli tehditlerle karşılaşabileceğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin savaşın sona ermesinde önemli bir rol üstlenebileceğini de ifade etti.
Mevcut askeri ve siyasi durumu göz önünde bulundurarak, savaşın kısa sürede sona ermesini beklemediğini belirten Karabulut, çatışmaların en az bir ay sürebileceğini söyledi. Savaşın süresi uzadıkça küresel ekonomide ciddi dalgalanmaların yaşanabileceğine dikkat çekti. ABD’nin İran’a yönelik adımlarında Çin’in etkisinin de önemli olduğunu savunan Karabulut, Washington’un bu hamlelerle Çin’i dengelemeye çalıştığını ifade etti.
Karabulut, savaşın ekonomik sonuçlarına da değinerek, petrol fiyatlarındaki artışın tüm ürünlerin fiyatlarını etkileyeceğini söyledi. Bu durumun küresel ölçekte ciddi bir enflasyon baskısı yaratabileceğini belirten Karabulut, savaşın bir veya iki aydan uzun sürmesi halinde dünyanın, 1970’lerdeki stagflasyon benzeri bir duruma girebileceğini ifade etti.
Türkiye açısından olası sonuçlara da değinen Karabulut, savaşın uzamasının özellikle turizm sektörünü olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Ayrıca, Türkiye’nin mezhep çatışmaları gibi hassas konular üzerinden provoke edilmeye çalışılabileceğine dikkat çekerek, bu nedenle Türkiye’nin hem ekonomik hem de toplumsal açıdan dikkatli bir politika izlemesi gerektiğini vurguladı.