IATA, dijitalleşmenin havayolu endüstrisinde yolcu deneyimini geliştirmek için nasıl kullanılabileceğini vurguladı.
Dijitalleşmenin Getirdiği Fırsatlar ve Zorluklar
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), havayolu satışları, ödemeler ve dijital kimlik konularında dijitalleşme ile sağlanan ilerlemelerin, yolcu deneyimlerini daha iyi hale getirmek ve endüstrinin finansal dayanıklılığını artırmak için nasıl kullanılabileceğini ortaya koydu. IATA Geçici Genel Müdürü Sandrine Le Borgne, Makao’da düzenlenen IATA Dünya Finans Sempozyumu ve Dünya Yolcu Sempozyumu’ndaki açılış konuşmasında, “Bugün bir yolcu, seyahat planlamak için yapay zeka kullanabiliyor. Dijital cüzdan ile ödeme yapabiliyor ve havaalanında daha pürüzsüz bir seyahat için biyometrik verilerden faydalanabiliyor. Şimdi bu yeniliklerin sağladığı değeri gerçekleştirmek, seyahati daha verimli hale getirmek ve finansal dayanıklılığı artırmak gerekiyor” dedi.
Geleceğin Pazarı İçin Hazırlık
Yapay zeka asistanları ve otomatik ajanlar, yolcuların seyahat keşfetme ve karşılaştırma yöntemlerini değiştiriyor. Bu durum havayolları için hem fırsatlar hem de riskler yaratıyor. Havayollarının, veri kontrolünü elinde tutarak, ticari ilişkilerini koruyarak ve veri kalitesini sağlamak suretiyle bu değişime hazırlanması gerektiği belirtiliyor. Modern Havayolu Satışı, bu değişen pazara uyum sağlamak için merkezi bir rol oynuyor ve bu geçiş halihazırda başlamış durumda. Şu anda yedi havayolu, Sipariş ve Teklif sistemlerini uygulama aşamasında; 2027’den itibaren daha fazla havayolunun bu sisteme katılması bekleniyor.
Finansal Sürdürülebilirliği Güçlendirmek
Finansal işlevler, dijitalleşmeye yapılan yatırımların bir parçası olarak bütünsel bir şekilde değerlendirilmelidir. Örneğin, dijitalleşmeden faydalanan yeni ödeme yöntemleri, müşteri seçeneklerini artırabilirken maliyet, nakit akışı ve risk üzerinde de etkili olabiliyor. Havayollarının yıllık ödeme işleme maliyetinin 24,5 milyar dolardan fazla olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu etkilerin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Teklif ve Sipariş süreçlerinin başlangıçtan itibaren karmaşıklığı ortadan kaldıracak şekilde tasarlanması gerektiği vurgulandı.
Seyahati Kolaylaştırmak İçin Biyometrik Sistemler
Biyometrik sistemler, seyahat deneyiminin normal bir parçası haline gelerek havaalanı işlemlerini daha hızlı ve pürüzsüz hale getiriyor. Ancak, birçok çözüm havaalanı veya ülke spesifik olduğu için, yolcular ve havayolları için potansiyel değer tam olarak elde edilemiyor. Uluslararası seyahat için dijital kimlikten tam fayda sağlamak için hükümetlerin kritik bir rol oynaması gerektiği ifade ediliyor. Güvenli dijital pasaportlar için standartlar ICAO’nun Dijital Seyahat Kimliği ile mevcut, ayrıca yolcuların yüzde 80’inden fazlası dijital pasaport kullanarak check-in yapmayı istediklerini belirtiyor.
Çin: Ölçek ve Dijital İnovasyon
2026 yılı, IATA Dünya Finans Sempozyumu ve Dünya Yolcu Sempozyumu’nun Kuzey Asya’da düzenlendiği ilk yıl olacak ve bu durum bölgenin dijital inovasyondaki öncülüğünü yansıtıyor. Çin’in havayolları, 2025 yılında 770 milyon yolcu taşıyarak rekor kırdı ve bu alanda daha fazla büyüme potansiyeli taşıyor. Bu fırsatı değerlendirmek için teknolojiye sürekli yatırım yapılması gerektiği, bu yatırımların seyahat süreçlerini daha basit, verimli ve sürdürülebilir hale getireceği belirtiliyor. Le Borgne, “Çin’in liderliği sadece ölçekle ilgili değil. Aynı zamanda dijital inovasyonun öncüsü olarak, insanların alışveriş, ödeme ve seyahat etme biçimlerini değiştiriyor. Birbirimizden öğrenirken, çözümlerimizi bağlı tutmalıyız. Bunu global standartlar belirleyerek ve teknoloji ilerledikçe geliştirilerek yapmalıyız. Böylece bölgesel ilerlemeleri dünya çapında yolcular için daha iyi bir deneyime dönüştürebiliriz” dedi.
